Primler ile Ürünleri Neden Aynı İlgiyle Tanıtmalısınız?

En sevdiğiniz ürünleri takipçilerinizle paylaşmayı hızlı ve eğlenceli bir hale getirmek için Amazon Influencer deneyimini tasarladık. Tüm seçimlerinizi ve listelerinizi bir arada tutmak için tek bir URL’ye ve tek bir merkezi alana –sanal vitrine- sahip olmanın kolaylığını yaşamayı sevdiğinizi umuyoruz. Ayrıca, gözünüzden kaçtıysa diye tekrarlayalım: artık sanal vitrininize primleri de ekleyebiliyorsunuz.

Primlere henüz tam alışamadınız mı? Gelir ortaklığı planınızda yer almaları konusunda tam olarak ikna olmadınız mı? İçiniz rahat olsun: bu makale, takipçilerinizle paylaşmaktan heyecan duyacağınız diğer tüm kategorilerle ilgili sizi bilgilendirecek. Primleri tanıtma konusunu düşünmeniz için size üç sebep sıralıyoruz.

(Primlerle ilgili temel bilgileri hatırlamaya mı ihtiyacınız var? Buraya tıklayın.)

1. Primler Yalnızca Fırsatlar ve İndirimlerden İbaret Değildir

Primlerin, yalnızca kısa süren indirimler ve belirli bir süre için geçerli fırsatlar olduğunu sanıyorsanız, onları tanıtmanın çok fazla “satış kokacağından” endişe duyuyor olabilirsiniz. Bu anlaşılır bir şey; denenmiş ve onaylanmış ürün tavsiyelerinizi paylaşmanın güzelliği, promosyon faaliyetlerinde dikkatli olmanızı gerektiren olası bir hileyi ortadan kaldırmasıdır. Tamamen gerçeğe dayanır! Bununla karşılaştırıldığında prim paylaşma fikri kulağa fazla ticari geliyor olabilir.

Ancak, primler indirim kampanyalarından daha fazlasıdır. Bazen “prim” tıpkı ürünlerde olduğu gibi, yalnızca “sevdiğiniz bir programı veya hizmeti paylaşma karşılığında aldığınız ücret” anlamına gelir. Audible’ı düşünün. Prime’ı düşünün. Amazon Music’i düşünün. Bunların hepsi prim kazanabileceğiniz fırsatlardır. Bu hizmetlerden birini denemeleri için takipçilerinize tavsiyede bulunmak primleri tanıtmaktır. Gördünüz mü? O kadar da ticari olmasına gerek yok.

2. Primler Önemli Alışveriş Günlerinde Daha Doğal Karşılanır

Diğer taraftan, alışverişe dayalı primlerin paylaşılmasının son derece samimi geleceği (ve öyle olacağı) anlar da vardır. Bunlar: 1) büyük alışveriş günleri, ve 2) her zamanki promosyon kategorilerinizle ilgili yeni primler olduğunda.

Büyük alışveriş zamanlarında (ör., tatiller, Efsane Cuma, vs.), çoğu insan zaten alışveriş havasındadır. Muhtemelen siz de öyle! O nedenle, böyle zamanlarda takipçilerinizin ilgisini prim tanıtımlarına çekmeniz son derece doğal ve yerinde olacaktır. Herkesin aklı alışverişte olduğundan, cazip fırsat ve indirimleri paylaşmanız tamamen doğal kaçacaktır.

Benzer şekilde, düzenli olarak tanıttığınız ürün kategorilerinde indirimler ve özel fırsatlar olduğunda bunları duyurmanız da gayet olağandır. Diyelim ki sürekli kitap tavsiyelerinde bulunuyorsunuz: yeni bir Kindle Store primi çıktığında elbette bunu paylaşmaya hevesli olacaksınız. Ve bu kesinlikle kulağa zorlama gelmeyecek ve pazarlama gibi görünmeyecektir; aksine, her zamanki içeriğinizle uyumlu olacaktır.

3. Primler Ciddi Komisyonlar Getirebilir

Söylemeye gerek yok ama belirtmeden de geçemeyeceğimiz kadar önemli bir şey var: şayet stratejinizin önemli bir parçası haline getirirseniz prim tanıtımları önemli miktarda bir gelir ortaklığı ek gelir kaynağına dönüşebilir. Reklam ücretleri yüksektir ve her gün yeni promosyonlar eklenir: komisyonlarınızı artırmak için büyük bir potansiyele sahiptirler. Bu fikir öncesinde sizi heyecanlandırmadıysa artık heyecan duyabilirsiniz.

4. Sürpriz: Primler Bazı Markalar İçin Paylaşılmazsa Olmazlar Arasındadır

Belirli alanlardaki influencer’lar için prim tanıtımları diğer paylaşımlar kadar standart hale gelmiştir. Güzellik ve moda (alışveriş keyfini arttıran ve harika ürünlere imza atan herhangi bir marka) ile ilgili yazan kişiler, takipçilerini primlerdeki yenilik ve fırsatlardan mutlaka haberdar etmelidir. Markalı olmak bunu gerektirir!

Şimdi primlere ilgi duymaya başladınız mı? Biz de öyle düşünüyorduk. Eminiz fanlarınız da aynısını hissedecek. Öyleyse hemen başlayın: mevcut primlere göz atın.

« »